Pages

  • Ana Sayfa
  • İletİşİm

elossoles

    • Makyaj
    • Kİtap
    • Alışverİş
    • Yemek
    • İzledİklerİm
    • Ekstra

    Merhaba 😊
    Bugün sizlere yeni tanıştığım bir yayınevi olan Holden Kitap'ın elimdeki kitaplarını göstereceğim.

    Instagram sayfaları 👇👇
    https://www.instagram.com/holdenkitap/


    ESKİ DÜNYANIN YANGINI --- KALBEN


    Kitabın konusu 👇
    Annelerinin küskün ve hüzünlü gölgesinde yeryüzüne kök salmaya çalışırken birbirine yaren olan iki yalnız çocuğun şarkısı bu. Doğdukları ormanda kaybolmuş iki kadının insanı insanla kesip parçalayan bir dünyada kendi kendinin kahramanı olma macerası. Gerçek bir dostluğun romanı.

    Eski Dünyanın Yangını, küçük bir sahil kasabasındaki ilkokulda yolları kesişen, benzer acılardan müşterek bir gelecek yaratmaya çalışırken özgürlüğün keskin köşeleriyle yaralanıp ayrı yönlere sürüklenen
    Koda ve Kantante'nin "bütün katillere" vedası. 
    Ev, aidiyet, aşk, dostluk, korkular ve yalnızlık üzerine yeni bir şarkı söylüyor Kalben. 
    Sevmekle başlayan, sevmekle biten.


    Aslında yeni çıkan kitaplar pek ilgimi çekmez ama nedense bu kitabı biran önce okumak istiyorum.
    Zaten şarkıya, şiire kısacası sanata ilgisi, yeteneği olan herkes bence kitap yazmalı artık.
    Bu ülkede metresler bile kitap çıkarıyorsa siz hiç durmayın derim sevgili sanatçılar 😗

    BEŞERBAZIN MARİFETİ --- ARLİN ÇİÇEKÇİ


    Kitabın konusu 👇
    On sekizinci doğum gününde, annesine hitaben yazılmış tuhaf bir mektup bulan Atlas, 
    mektuptaki izlerin peşinden Fas’a giderek 1853 doğumlu Tarlabaşılı Barba Hulki’nin kılavuzluğunda akıl dışı bir görev üstlenir. 
    Bu tekinsiz görevi tamamlamakla kalmayan Atlas, yeryüzünü gökyüzüne, geçmişi geleceğe, Beyoğlu’nu Kazablanka’ya, Sultan Abdülaziz’i Jean D'arc’a bağlayan kadim bir zanaatın tüm inceliklerini de öğrenir.

    Kitabın konusu zaten ilgimi fazlasıyla çekmişken birde şu giriş cümlesinin güzelliğine bakın;
    ''İşlenmiş bir suç da pek tabii sanat eseri olabilir ve failler sanatkar.''

    Kitabın kapak tasarımı da harika 😍
    Ömer Faruk Yıldız'ın ellerine, yeteneğine sağlık.

    Zaten Holden Kitap'ın kapak tasarımları ayrı bir seviye.
    Mesela şu kitapların kapak tasarımlarına bakar mısınız 😍


    Sırf kapakları için bile alınır o kadar güzeller ki 😌


    Devamını oku

    Merhaba, bloğuma hoş geldiniz 😊
    Ben Duygu'yu yıllardır Instagram'dan takip ediyorum.

    Duygu'nun Instagram hesabı 👇
    https://www.instagram.com/duygu_dd/

    Koreli sevgilisi Dongho ile çok güzel anılar yaşayıp çok güzel fotoğraflar paylaşıyor.
    Bu anılarının sadece fotoğraflarda kalmasını istemeyip kitap yazdı.
    Bende merak ediyordum Dongho ile nasıl tanıştılar acaba diye. Bu merakımı kitabı okuyarak gidermiş oldum 😊 

    Ben kitabı birazcık geç alıp okudum kitabın 2.'si bile çıktı.
    Onu da en kısa zamanda alıp okuyacağım çünkü hâlâ merak ettiğim bir sürü şey var.



    Kitabın konusu;
    Duygu'nun Dongho ile tanışmadan hayatının biraz öncesi ve sonrası.

    Ben kitabı genel olarak sevdim.
    Şu sıralar böyle kızsal şeyleri okumaya, izlemeye, yapmaya ihtiyacım vardı ve kitap bana iyi geldi.
    Kitapta ağırlı olarak kış mevsiminin işlenmesi ve benimde kitabı kışın okumam, o anıları kafamda canlandırmamı sağladı.
    Mesela yazın aşk acısını işleyen kitapları tadını alarak okuyamıyorum.
    Sanki yazın aşk acısı çekilmezmiş gibi .
    Ama hava durumunun da insanın ruh haline büyük etkisinin olduğunu unutmayalım.

    Kitapta keşke birkaç fotoğraf da olsaymış çok iyi olurmuş.
    Kapakta fotoğrafları var ama kitap içerisinde de olsaydı daha zengin bir anlatım olurdu.



    Kitap hakkındaki yorumlara baktığımda cinsiyetçi olduğu falan yazılmış.
    Yok kapak neden pembeymiş.
    2. kitapta mavi kapak ona ne diyecekler acaba?
    Kız kötü bir şey yazmamış, okuyanlara örnek olmasını istediği şeyleri yazmış.
    Ama okuyanlar kitabın içeriğinden çok kapağının rengine takılmış.
    Kitabın avukatlığını yapmak istemiyorum ama gerçekten insanlar farklı olmak uğruna saçmalıyorlar.
    Bu tarzda insanların hayatlarını yazdıkları o kadar uçuk kaçık, gençlere kötü örnek olacak kitap var ki bu kitap onların yanında çok masum kalıyor.


    Benim bu kitap hakkındaki düşüncelerim bu şekildeydi.
    Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

    Devamını oku
    Merhaba 😊
    2019 yılında Harry Potter kitaplarını Sivas Şemsi Sivasi il halk kütüphanesinden büyük çabalar sonucu alıp okumuştum.
    Büyük çabalar sonucu diyorum çünkü kitapların çoğu ya gününde getirilmiyordu ya da çalınıyordu.
    Ki ben okuduktan sonra tekrar baktım ve o kitapların çoğuda çalınmış!
    Ve bu konu hakkında oradaki görevlilerle konuştuğumda onlarında bu durumdan bıktıklarını ve hiçbir şey yapamadıklarını gördüm.
    Umarım bu duruma bir çözüm getirilir.
    Çünkü hem devlete bir sürü zarar hem de kitap okumak isteyen insanlara.
    Mesela serinin 2. kitabı Sırlar Odası çalındığı için okuyamamıştım.
    Yeni çıkan kitabı Lanetli Çocuk'ta yine aynı şekilde çalındığı için okuyamadım.

    Zaten bu tarz seri kitaplar kütüphaneden alınıp okunmuyor.
    Okunsa bile tadını çıkaramıyorsunuz.
    Belki bu seriyi 1 ayda bitirecekken neredeyse 1 yıla yayıldı.
    Kütüphaneye gidiyorsunuz kitap yok ya da başkası almış onun iade etmesini bekliyorsunuz derken kitaptan soğuyorsunuz önceki kitapta ne olduğunu unutuyorsunuz.
    En iyisi satın almak ama fiyatlar uçmuş!
    Hadi fiyatını da geçiyim sonuçta 8 kitap var.
    Benim bu seriye para vermek istemememin tek nedeni kitapların kapak tasarımları.
    Aşırı basit, özenilmemiş ve çocuksu.
    Kapaklarını daha yetişkinlere yönelik ve karaktersiz basarlarsa hemen satın alacağım.
    Kitabın kapağındaki karakteri ben Harry olarak göremiyorum çünkü ilk filmlerini izledim  ve Daniel kazındı aklıma 😇
    Bari Daniel'ı basın kapaklara ona bile razıyım 😅

    Bu arada YKY çok ekmeğini yedi Harry Potter'ın, başka bir yayınevi iznini alır ve basar umarım.
    Hem çeşit olur hem de fiyatları biraz olsun düşer.

    Ve son olarak bu yazımı Sivas'tan okuyan varsa ve elinde kütüphaneden aldığı 
    ve 
    iade etmediği kitap varsa lütfen Allah rızası için kitapları iade edin.

    Unutmayın
    çalan okumaz
    okuyan çalmaz

    Devamını oku

    Merhaba, bloğuma hoş geldiniz 😊
    Klasik Okur kitap kulübünün Ocak ayı kitaplarından birisi Mo Yan'dan Değişim.
    Ben Mo Yan ile Saydam Turp kitabıyla tanışmıştım.
    Yazara alıştığım için bu kitabı daha rahat okudum.
    Sanki Saydam Turp kitabından bir öykünün devamını okuyormuşum gibi geldi.


    Yazar bu kitabında kendi hayatını öyküleştirerek anlatıyor.
    En sevdiğim kısım küçüklüğünü anlattığı bölümdü.
    Köylerinde şoför olan Lu Wenli'nin babasının kullandığı araba ve kendisi bütün köyün çocuklarının hayran kaldığı, büyüyünce onun gibi olma hayali kurdukları gerçek mi hayal mi olduğu anlaşılmayan güzel bir hayat hikayesiydi.

    Bana göre Mo Yan büyüyünce kitabın biraz tadı kaçtı çünkü çok sıradan bir hayatı vardı yazarın.
    Ama sonlara doğru tekrar güzelleşti.


    Ben yazarın okuduğum ilk kitabını pek sevmemiştim ama hemen sonrasında bu kitabı okuyunca o kitabı da sevdim 😋


    Benim kitap hakkındaki düşüncelerim bu şekildeydi.
    Ayrıca kitabın kapağına da bayıldım.
    İnsanın içini açan çok güzel bir tasarım olmuş.

    Devamını oku

    Merhaba bloğuma hoş geldiniz.
    Klasik Okur kitap kulübünün Ekim kitaplarından birisiydi Gömülü Dev.
    Bu yazarı bu kitap kulübü sayesinde tanıdım.
    Hoş pek nobel ödüllerini takip etmiyorum bilmem de beklenemez ya.

    Ben kitapları kütüphaneden alıp okuduğum için çok geç kaldım ama yine kitap hakkındaki düşüncelerimi bloğuma yazmak istedim.

    Bir köyde unutkanlık hastalığına yakalanan ama bunun farkında olmayan insanların hayatlarını, 
    2 yaşlı çift üzerinden okuyoruz.
    Bana biraz çocuk kitabı gibi geldi.
    Sanki romandan çok masal kitabı okumuş oldum.
    Aynı hissi Hwang Sok-yong'ın Prenses Bari kitabını okurken de yaşamıştım.
    Şimdiye kadar okuduğum Uzak Doğu yazarlarından bir tek Haruki Murakami'yi sevdim.


    Bizde yaşadığımız her olayı çabuk unutan bir millet olarak kitaptan kendimize bazı paylar çıkarabiliriz ama dediğim gibi öyle felsefik insanları saatlerce düşündüren bir kitap değil.

    Zaten yaşlı başlı adamın karısına her lafından sonra prensesim demesi beni aşırı irite etti.


    Klasik Okur Kitap Kulübünün Ekim ayı kitaplarından birisi olan 
    Barbarın Kahkahası hakkındaki düşüncelerimi okumak isterseniz ↓↓
    https://elossoles.blogspot.com/2019/11/klasik-okur-kitap-kulubu-ekim-kitabi.html

    Devamını oku

    Merhaba.
    Sonunda bu kitabı da okuyabildim.
    Allah'ım ya okunacak daha bir sürü kitap var ve benim başımda da KPSS belası var.
    Bir kurtulamadım gitti.
    Dışarı çıkıyorum vicdan azabı, kitap okuyorum vicdan azabı, film, dizi, belgesel izliyorum vicdan azabı. Artık yeter ya. Keşke hiç okumasaydım.
    Üstüne bir de 11 bin lira borçlandım.
    Her ay bir de onun taksitini ödüyoruz.


    Her neyse kitap Nietzsche'nin (ne kadar zor bir ismi var ya bakarak bile zor yazıyorum)
    hastalığı üzerinden doktor Breuer ile hayali bir senaryoyu anlatıyor.
    Olay örgüsünü sevmedim Nietzsche'yi de Breuer'ı da sevmedim.
    Tek sevdiğim ikisinin arasında ki bazı diyaloglar oldu.
    Ben bu tarz kitapları okuyunca aydınlanamıyorum.
    Uçmuyorum.
    Zaten kendi çapımda aydın, bilinçli, realist birisiyim.
    Hayal kurmayı lisede bıraktım.
    Ümit etmeyi çabama bağlı kıldım.

    Eğer hayalperest birisiyseniz belki bu kitap size birkaç şey empoze edebilir ama bende zaten bildiğim şeyleri anlatmaktan ileriye gidemedi.


    Kitaptan hoşuma giden bir alıntı.
    Ümit mi? Ümit en son kötülüktür!
    Pandora'nın kutusu açılıp, Zeus'un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Ümit.
    O zamandan beri, yanlışlıkla kutuyu ve içindeki ümidi iyi şans olarak yorumladık.
    Fakat Zeus'un arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk.
    Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır.
      
    Devamını oku

    Merhaba bloğuma hoş geldiniz :)
    Klasik Okur kitap kulübü Aralık ayı kitaplarından birisi
    Sevgi Soysal'dan Yenişehir'de Bir Öğle Vakti

    Ben kitabı kütüphaneden alıp bir solukta okudum.
    Ama hayvanın biri kitabın kapağına zarar verdiği için fotoğrafını çekemedim internetten aldım.


    Bu kitap kulübü sayesinde çok güzel kitaplar okudum.
    Buradan Begüm Hanıma çok teşekkür ederim.


    Kitabın konusu;
    Ankara'da bir öğle vaktinde yolları kesişen insanların hayatlarını, düşüncelerini anlatan, bölüm bölüm karakterleri analiz eden, olaylar üzerinden bu analizlerini başarılı bir şekilde sürdüren akıcı, sade, harika bir kitap.

    Aslında başlarda kitap ile ilgili bir ön yargım olmuştu.
    Nedeni ise sürekli böyle kişileri anlatıp anlatıp bitecek diye düşünmüştüm.
    Ama öyle olmadı.
    Karakterleri tanıdıktan sonra bir olay örgüsüyle kitap bitiyor.

    Karakterler ile ilgili birkaç şey yazmak istiyorum spoiler olmaz çünkü çevremizde içimizde hatta kendimiz bile böyle insanlarız.
    Yazar bu kitabı yazarken distopik düşünmemiş Türk halkının zihniyetini, düşüncelerini, yaşam biçimini, adaletini, düzenini anlatmış.
    Türk iseniz ve Türkiye'de yaşıyorsanız konuya hakimsiniz yani 😎
    Birde şunu söyleyeceğim internet ortamında ne kadar spoiler içeren video yazı varsa spoiler takıntılı manyaklar hep onları okuyor izliyor.
    Manyak mısınız nesiniz ?
    Eğer siz öyleyseniz buradan sonra yazıyı okumayın!

    Neyse gelelim kitaptaki aslında hayatımızdaki insanlar hakkındaki düşüncelerime.

    Ahmet: Tam bir Türk erkeği.
    Egolu, şiddet dolu, dış görünüşle adam olacağını sanan, kızları kullanıp sonra gidip namuslu -onların deyimiyle el değmemiş- bir kızla evlenmek isteyen varoş.
    Ahmet sen iğrenç bir tipsin.
    Senden nefret ediyorum.

    Şükran: Ahmet'in sevgilisi.
    Bu da tam bir âşık Türk kızı.
    Hem onun bunun erkeğiyle gezer tozar, kendini kullandırır hem de kendisi bile kendisine değer vermezken erkekten değer görmek ister.
    Sana da gıcık oldum Şükran.

    Hatice Hanım ve Mevhibe Hanım: Tipik Türk anneleri
    Ev ve ev işleriyle kafayı bozmuş, tek dertleri ona buna hava atmak olan karakterler.
    Allah'ım inşallah ben böyle olmam Yarabbim.

    Aysel: Acıların kadını Aysel.
    Hayata eksilerde başlamak diye bir şey var. Bunu Aysel üzerinden görebilir öğrenebilirsiniz.



    Benim bu kitap ile ilgili düşüncelerim bu şekildeydi.
    İlerde tekrar okumak istediğim bir kitap oldu.


    Klasik Okur Kitap Kulübünün Ekim ayı kitaplarından birisi olan 
    Barbarın Kahkahası hakkındaki düşüncelerimi okumak isterseniz ↓↓
    https://elossoles.blogspot.com/2019/11/klasik-okur-kitap-kulubu-ekim-kitabi.html


    Devamını oku

    Merhaba bloğuma hoş geldiniz 😊
    YouTube'da videolarını severek izlediğim, beni birçok yeni yazarla ve kitapla tanıştıran Klasik Okur sayfasının sahibi Begüm Hanım Ekim ayında bir kitap kulübü kurdu.
    Bende aktif olarak bu kulübe katılamasam da seçilen kitapları kütüphaneden alıp okumaya çalışacağım.
    Ben biraz geç kalmış sayılırım ama yine de bu kitap hakkında bende kafamda oluşan birkaç düşünceyi bloğuma yazmak istedim.


    Sema Kaygusuz'dan okuduğum ilk kitap oldu Barbarın Kahkahası.
    Yazarın dilini, sadeliğini, anlatmak istediğini laf kavatlığı yapmadan anlatmasını çok beğendim.
    Kitabı 1 günde bitirdim.
    Aslında bitirmemek için kendimle de çokça mücadele ettim.
     Kitabı bitirdiğimde de kafamda bir sürü cevapsız soru kaldı.

    Bu sorulardan biri otele kimin işediği ?

    Kitap bir otelde tatil yapan insanlar üzerinden bizim çirkinliklerimizi, kötülüklerimizi, iyiliklerimizi varsa güzelliklerimizi anlatıyor.
    Aslında salt iyi ya da salt kötü diye bir şey olmadığını söylüyor.
    Hepimizin içinde iyilik, güzellik, kötülük, sapıklık olduğu tek sorunun hangisinin öne geçeceğini seçmemiz ve hayatımızı ona göre yaşamamız.
    Biz ne yazık ki arada kalmış bir milletiz.
    Ne tam olarak medeniyiz ne de tam olarak barbar.
    Tek sorunumuz arada kalmamız.

    Kitaptan gitmek gerekirse bir çocuk zıpkın ile balık avlamak istiyor annesi karşı çıkarken babası destek olup ona o zıpkını alıyor.
    İşte arada kalmışlığa bir örnek.
    Bir çocuğun öldürmeye bu kadar aç ve hevesli olması, onu eğitecek, doğru yolu gösterecek kimsenin olmaması  bir barbarın yetişmesine sebep oluyor.
    Annesi karşı çıkıyor ama çocuğuna bir zarar geleceğini düşündüğü için hayvanları önemsediği için değil
    Babası destek oluyor çünkü kendi nohut beynine göre o bir erkek ve öldürmeye alışması gerekiyor.

    Kitap beni hem düşündürdü hem irite etti hem de güldürdü.
    Bütün duyguları yaşatan nadir kitaplardan birisi oldu benim için.
    İyi ki okumuşum. 

    Bol bol insan tasviri yani kendinizi okuyacağınız bu kitap da bol bol da çiş muhabbetine maruz kalacaksınız.

    Olur da bir gün Sema Kaygusuz ile karşılaşırsam ona soracağım tek soru 
    Kim işiyor ulan bu otele ?
    😂😂😂

    Devamını oku

    Merhaba :)
    Patti Smith'in Çoluk Çocuk kitabını hep görüyordum ama nedense kütüphanede araştırıp okumak aklıma gelmemişti 😄 Bazen böyle tutulmalar yaşayabiliyorum saçma bir şekilde.
    Her neyse gittim kütüphaneden aldım ve okudum iyi ki de okumuşum.
    Beni çok etkiledi Patti ve Robert'ın hayatları.

    Arka kapağı ↓


    Patti Smith Robert'la karşılaşmalarını, aşklarını, sanata olan düşkünlüklerini anlatıyor.
    Yaşanmışlık olduğu için kitaba puanım 5 yıldız. 
    Patti'nin sade anlatımı bana huzur verdi.
    Hayat öyküleri masal gibiydi bir o kadar da hüzünlü.
    Amerika sokaklarını ve caddelerini, dönemin önemli şarkılarını, filmlerini anlatan bu kitap bende biraz da havada kaldı diyebilirim. Hakim olmadığım bir kültürü okuyunca hem bilgileniyorum hem de sürekli telefona bakıp araştırarak okuma yapınca sıkılıyorum.
    Ama yine de keşke Amerika'ya gitsem de bu yerleri canlı canlı görsem diye bir merak ve hayal uyandırdı Robert ve Patti'nin hayatları bende. 

    Kitap fotoğraflarla desteklenmiş. Hani atma, abartma gibi şeyler yok hepsi fotoğraflarla kanıtlı.
    Kitapta yer alan bazı fotoğraflar ↓





    Kitapla ilgili daha ne söyleyebilirim bilmiyorum ama okumadıysanız kesinlikle okuyun.
    Azla yetinmeyi, sanatın önemini, aşkı sevgiyi dostluğu insana özgü ne varsa her şeyi bu kitapta bulacaksınız.

    Kitabın mini dizisi de yapılacakmış onu da sabırsızlıkla bekliyorum 😍


    Devamını oku

    Merhaba, bloğuma hoşgeldiniz 🙋
    ucuzkitapal.com 'dan yine bir kitap alışverişi yaptım.  
    Ve yine 20 liranın üstüne çıkmadım 😁
    Aslında almak istediğim çok kitap var ama param yok yine de az az almaya çalışıyorum. 
    Gerçi her kitabı alıp okuduktan sonra dolapta bekletmeyi de sevmiyorum. 
    Okuduğum bir kitabı tekrar alıp okumuyorum okunacak o kadar çok kitap var ki sıra gelmiyor açıkcası. 

    Bu alışverişi yapmamın tek sebebi 
    Yevgeni Zamyatin'in Biz kitabı


    2019 hedeflerim arasında bilim kurgu kitapları okumak vardı.  
    YouTube'da bilim kurgu kitaplarının babası diye bahsediliyordu 
    bu kitaptan için. 

    Sivas Halk Kütüphanesine baktığımda kitabı göremedim. 
    Bende nette araştırdığımda en ucuz bu sitede buldum. 
    İthaki yayınları bu kitaba yeni kapak tasarımı yapmış bendeki eski olanı
    Fiyatı 👇
    İndirimsiz 12.90 TL
    İndirimli 8.38 TL

    Arka kapağı 👇


    Kitabın yazı boyutu ve sayfa rengi 👇



    Kargo parası ödememek için kargo ödeyen kitaplar bölümünden hoşuma giden ve kütüphanemde olmasını istediğim tek kitap 
    Mevlana'nın Sufinin Yolu kitabı


    Fiyatı 👇
    İndirimsiz 👉 15 TL
    İndirimli 6.90 TL

    Arka kapağı 👇


    Kitabın yazı boyutu ve sayfa rengi 👇



    Benim aldığım kitaplar bunlardı. 
    2 kitaba toplam 15.28 TL ödemiş oldum. 


    Diğer ucuzkitapal.com'dan yaptığım kitap alışverişlerini görmek isterseniz 👇

    https://elossoles.blogspot.com/search?q=ucuzkitapal
    Devamını oku

    Merhaba :)
    Uzun zamandır kitap yorumu yapmıyordum.
    Bu kitapla ilgili birkaç bir şey yazmak istedim.

    Bu yazardan ilk kez bir kitap okudum.
    Kitabı basan yayınevide sağolsun yazarın başka kitabı var mı yok mu hiçbir bilgi vermemiş.
    Kitabı bitirdikten sonra da zaten başka kitabı olsa da okumamaya karar verdim.


    Kitaplarla uğraşan biriyseniz zaten bu kitabı mutlaka bir yerden görmüşsünüzdür.
    Aşırı reklamı yapıldı.
    Herkes okudu falan.
    Kitabın ismi bile kitabı okuduktan sonra aşırı abartılı ve içerikle uyumsuz geldi bana.

    Kitabın konusuna kısaca değinmek gerekirse;
    Fikry isimli kendini beğenmiş, takıntılı, histerik bir kitapçımız var.
    Karısını trafik kazasında kaybettikten sonra daha da çıkmaza giren beyefendi, bir gün evinde 
    Maya isimli 2 yaşında bir kız çocuğu buluyor ve onu evlatlık ediniyor.



    Kitabın çok güzel bir konusu var bana göre ama yazar bunu iyi kullanamamış.
    Kitapları cinsiyete göre ayırmayı pek sevmiyorum ama bu kitap daha çok kadınlara hitap ediyor.
    Resmen pembe dizi bu kitap.
    İyi ki halk kütüphanesinden alıp okuyorum kitapları 
    para verip alsaydım çok üzülürdüm böyle bir kitaba para verdiğim için.

    Kitabın içinden çok dışına önem verilmiş.
    Tek beğendiğim yönü kitabın sonunda kitap içerisinde geçen eserlere yer verilmesi.



    Ayrıca kitap sonunda okura sorular soruluyor.


    Benim bu soruya vereceğim yanıt Hindiba Saçlı Kadın.
    Konusu çok dikkatimi çekti.
    Ancak nete baktığımda bu kitabı bulamadım. 
    Zaten adı geçen çoğu kitap Türkiye'de de yok.



    Erinmedim bende bir liste yaptım :)
    Benim listem biraz karışık gidiyor.

    Beyaz Diş
    Şeker Portakalı
    Küçük Prens
    Harry Potter Serisi
    Yüzüklerin Efendisi Serisi
    Hobbit 
    Ağaç Diken Adam
    Eşekli Kütüphaneci
    Filler Sultanı İle Kırmızı Sakallı Topal Karınca
    On Küçük Zenci
    Ermiş
    O
    Satranç
    Muhteşem Gatsby
    Dede Korkut Hikayeleri
    Hacı Murat
    1984
    Hayvan Çiftliği
    Bülbülü Öldürmek
    Kime Anlatsam Kederimi
    Yüzyıllık Yalnızlık
    Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi



    Benim bu kitapla ilgili düşüncelerim bu şekilde.
    Pek kitap okumayan birisine önerebilirim
     ama 
    çok kitap okuyan kitap kurtlarına aşırı basit kaçan bir kitap olur.


    Devamını oku

    Merhaba bloğuma hoşgeldiniz :)
    Uzun süredir okumak istediğim bir şarlatanın -Osho- mektuplarından oluşan kitabı
    Bir Sabun Köpüğüdür Hayat hakkında düşünlerimi paylaşacağım.

    Osho'ya ben internette rastgele dolaşırken denk gelmiştim.
    Tarikatı hakkında ilginç haberler vardı.
    Araştırdığımda karşıma kitapları çıktı.
    Listeme okuyacağım diye kaydettim ve üzerinden yıllar geçti.
    Geçenlerde kütüphane de bu kitabına denk geldim ve alıp okumaya başladım.
    Kitap öyle bir oturuşta okunup bitirilecek bir kitap değil bana göre.
    Tabi ki 1 saatte okursunuz ama verim alamazsınız.
    Söylenenler hava da kalır. Kişisel gelişim türünde bir kitap.
    Ben günde 2-3 mektup okuyarak bitirdim.
    İçerisinde Osho'nun 100 adet mektubu bulunuyor.


    Osho'nun hayatını anlatan bir Netflix belgeseli olan Wild Wild Country'e
    bu kitabını bitirdikten sonra başladım. 
    Çünkü önyargıyla kitabını okumak istemedim.
    İlk başlarda anlattığı hikayeler hoşuma gitti.













    Daha sonraları sıkılmaya başladım çünkü kişisel gelişim ŞEYLERİNİ sevmiyorum!
    Özellikle de bu kitabını okuduktan ve  bu belgeseli izledikten sonra dedim ki 
    bu ne perhiz bu ne lahana turşusu hocam


    Zaten çoğu mektupta zırvalık.
    Yok ışığı bulun yok aydınlanın.
    Senin kendine faydan yok ki kitabını okuyana olsun.
    Yani kısacası bu şarlatanın daha bir kitabını alıp okumam.
    Vereceğim paraya okuyacağım gözlerime harcayacağım zamana yazık.

    Devamını oku

    Kitaplığın sana hangi şarkıları söylüyor? yazımı okuduysanız 
    her milletten bir yazar okumaya çalıştığımı biliyorsunuzdur.
    Daha önce Sırp bir yazar okumamıştım.
    Başka Zaman Kütüphaneleri kitabıyla da Zoran Zivkovic'i tanımış oldum.

    Kitap 6 kısa öyküden oluşuyor.


    Öyküler tabi ki kitaplar ve kütüphaneler üzerine kurulu.
    Ben en çok Gece Kütüphanesi ve Cehennem Kütüphanesi isimli öyküleri beğendim.


    Arka kapağı bu şekilde ↓↓


    Kitap Dünya Fantezi Ödülü almış.
    Yazarın dili gayet anlaşılır, okunaklı laf kavatlığı yapmıyor yani.

    Kitapla ilgili başka ne söylesem bilemiyorum ama 
    bence okuyan herkesin kitapta bir şeyler bulacağı güzel bir kitap.


    Cehennem Kütüphanesi öyküsünden bir alıntı ↓

    Eğer çok okursak,
    kötülük yapmak için hem daha az güdülerimiz olacak, 
    hem de kötülük yapmaya pek zaman bulamayacağız.


    Devamını oku


    Merhaba bloğuma hoşgeldiniz 😊
    John Green'in daha önce Aynı Yıldızın Altında isimli kitabını okumuştum. 



    Geçenlerde bir yerde Kağıttan Kentler isimli kitabını görünce okuma listeme ekledim.
     Kütüphaneye baktığımda kitabı birisi benden önce davranıp almış.
     Bende İlk Aşk kitabını alıp okuyum bari dedim. Ah demez olaydım 😂 
    Sanki koca kütüphanede başka kitap yok ben bu kitaba mecbur kaldım.

    Kitap hakkındaki düşüncelerime geçmeden önce naçizane Pegasus yayınlarına bir önerim var.
    Kitaplarınızın kapağına lütfen "Ergen Edebiyatıdır." şeklinde uyarılar ne biliyim etiketler falan yazın. 
    Gençlik serisi diye iç sayfasına yazmışlar ama daha görünür bir yere yazmak gerek. 
    Yemin ederim içim kurudu böyle gidip saçma sapan kitaplar alıp okumaktan. 
    O değil bu kitabı bir de canım anneciğime taşıttırdım. 
    Ah annem canım annem hakkını helal et 😄



    Gelelim kitabımıza.
    10-14 yaş arasına hitap eden
    Okuyanına hiçbir şey katmayan
    Ama okumayana bir o kadar çok şey katan mesela göz sağlığı, paranız cebinizde kalır vs.
    Ergen edebiyatı diye sınıflandırdığım bir kitap.

    Colin isimli ergen Katherine isimli kızlara takmış illa bu isimdeki kızlarla flört ediyor.
    19. Katherine bu ucubeyi terk edince bunda kayışlar kopuyor ve olaylar başlıyor.
    Olaylar diyorum ama öyle olay falan da yok yani.
    Hasan isimli bir diğer ergen arkadaşıyla biraz kafasını toplamak için yolculuğa çıkıyorlar.
    Yazar galiba sayfa sayısına göre para alıyor olmalı ki 
    Colin ile Hasan'ın 3 günlük yolculuğunu 300 sayfa yazmış. 
    Yazmış da yazmış ama ne yazmış koca bir hiç.

    Kitabı okurken bir yandan da düşünüyorum. 
    Yaşım bu kitapları okumak için biraz geçti, benim beğenmemem normal falan diye
     ama beğendiğim gençlik kitapları da yok değil. Mesela Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisi. 
    Hâlâ içimden tekrar alıp okumak geliyor. İnsana mutluluk huzur veriyor. 
    Ama bu kitapta bunların hiçbirisini göremediğiniz gibi bir de ergen piçin triplerini çekiyorsunuz.

    Pegasus yayınlarının fiyatları da malum. Aman diyim gidip bu kitabı almayın.
    Allah sorar yani gerçekten vereceğiniz paraya yazık.

    Galiba uzun zamandır canımı bu kadar sıkan bir kitap okumamıştım 😄
    Kafam dağılsın diye kitap okuyayım diyorum daha da sinirleniyorum. 
    Yani sinirlendiğim nokta da şu 
    bu kitabı ben yazsaydım bırakın bastırabilmeyi birisi benimle muhatap bile olmazdı. 
    Ayrımcalık böyle bir şey demek ki.



    Devamını oku
    Eskİ
    Kayıtlar

    Translate

    Instagram

    /elossoles.blog

    Goodreads

    /elossoles

    Gardrops

    /elos.butik

    Popüler Yayınlar

    • II DOVE GOFRESH SALATALIK ve YEŞİL ÇAY ÖZLÜ DEODORANT II
    • PUREDERM GÖZENEK TEMİZLEYİCİ PED
    • FARMASİ ISIRGAN OTU ÖZLÜ ŞAMPUAN
    • OCAK ~ 2018
    • ORİFLAME THE ONE 5'i 1 ARADA WONDER LASH MASKARA

    Blog Arşivi

    • ▼  2022 (10)
      • ▼  Aralık 2022 (1)
        • LE COLOR 2023 AJANDASI - STICKER DEFTERİ - 246 ORI...
      • ►  Ekim 2022 (1)
      • ►  Temmuz 2022 (2)
      • ►  Haziran 2022 (2)
      • ►  Şubat 2022 (1)
      • ►  Ocak 2022 (3)
    • ►  2021 (19)
      • ►  Kasım 2021 (1)
      • ►  Ağustos 2021 (1)
      • ►  Haziran 2021 (2)
      • ►  Mayıs 2021 (1)
      • ►  Nisan 2021 (2)
      • ►  Mart 2021 (7)
      • ►  Şubat 2021 (2)
      • ►  Ocak 2021 (3)
    • ►  2020 (21)
      • ►  Aralık 2020 (1)
      • ►  Ağustos 2020 (1)
      • ►  Nisan 2020 (1)
      • ►  Mart 2020 (6)
      • ►  Şubat 2020 (7)
      • ►  Ocak 2020 (5)
    • ►  2019 (133)
      • ►  Aralık 2019 (23)
      • ►  Kasım 2019 (13)
      • ►  Ekim 2019 (4)
      • ►  Eylül 2019 (11)
      • ►  Ağustos 2019 (8)
      • ►  Temmuz 2019 (4)
      • ►  Haziran 2019 (6)
      • ►  Mayıs 2019 (12)
      • ►  Nisan 2019 (11)
      • ►  Mart 2019 (11)
      • ►  Şubat 2019 (18)
      • ►  Ocak 2019 (12)
    • ►  2018 (34)
      • ►  Aralık 2018 (5)
      • ►  Kasım 2018 (9)
      • ►  Ekim 2018 (2)
      • ►  Eylül 2018 (2)
      • ►  Ağustos 2018 (2)
      • ►  Mayıs 2018 (2)
      • ►  Nisan 2018 (2)
      • ►  Mart 2018 (3)
      • ►  Şubat 2018 (3)
      • ►  Ocak 2018 (4)
    • ►  2017 (98)
      • ►  Aralık 2017 (11)
      • ►  Kasım 2017 (1)
      • ►  Ekim 2017 (1)
      • ►  Eylül 2017 (2)
      • ►  Ağustos 2017 (4)
      • ►  Temmuz 2017 (9)
      • ►  Haziran 2017 (32)
      • ►  Mayıs 2017 (15)
      • ►  Nisan 2017 (9)
      • ►  Mart 2017 (9)
      • ►  Şubat 2017 (4)
      • ►  Ocak 2017 (1)
    • ►  2016 (11)
      • ►  Aralık 2016 (4)
      • ►  Kasım 2016 (1)
      • ►  Ekim 2016 (3)
      • ►  Eylül 2016 (2)
      • ►  Ağustos 2016 (1)
    Blogger tarafından desteklenmektedir.

    Created with by BeautyTemplates

    Yukarı