NİSAN ~

Mayıs 01, 2017

Herkese yeni bir aydan merhabaaaa 🙋
Günler ne çabuk geçiyor hemen Mayıs gelmiş.

Artık her ayın nasıl geçtiğiyle,
 neler yaptığımla,
okuduğumla,
izlediğimle
 ilgili yazılarını yazmaya başlıyorum.
Sürekli kozmetiğe yer vermek sıkıcı bir hale geliyor belli bir zamandan sonra.
Sonuçta kimsenin hayatı 7/24 kozmetik değil :)

Nisan ayı benim için genel anlamıyla güzel bir aydı.
İlk 2 hafta sınavlarım vardı.
Onlarla ilgilendim.


4 adet ders kitaplarımdan hariç kitap okudum.
Hemen neler okumuşum paylaşıyım ⬇️

1. Kitabım Paulo Coelho'un Simyacı adlı kitabı



Aslında bu kitaba martta başlamıştım ama kütüphanede bir türlü bulup devam edemedim.
Sonunda buldum hiç eve getirmeden oturdum kütüphanede okudum. Zaten kısacık bir kitap 110 sayfa
Konu olarak saçma bulsam da verdiği mesajları ilk defa bu kadar açık veren bir kitap olması sebebiyle beğendim.


Kitap'tan hoşuma giden bir söz ↓




2. kitabım Sarah Jio'nun Böğürtlen Kışı


Bu kitapla ilgili bir yazı yazacağım için burada bırakıyorum.



3. kitap Albert Camus'un Yabancı adlı kitabı


Bu kitabı da beğendim. Özellikle kitap içinde anlatılan bir hikaye çok ilgimi çekti.
Hikaye şu şekilde :
Bir adam, para kazanmak için bir Çek köyünden kalkıp yola çıkmıştı.
Yirmi beş yıl sonra zengin olmuş, karısı ve çocuğuyla beraber memleketine dönmüştü.
Doğduğu köyde annesi, kız kardeşiyle beraber bir otel işletmekteydi.
Adam onlara süpriz olsun diye karısıyla çocuğunu başka bir otele bırakıp annesinin işlettiği otele gitmiş, fakat içeriye girdiğinde annesi onu tanımamıştı.
Adam şaka olsun diye bir oda tutmuş.
Sonra da cebindeki parayı göstermiş.
Geceleyin, annesiyle kız kardeşi kafasına çekiçle vura vura adamcağızı öldürüp parasını çalmış, ölüsünü ırmağa atmışlar.
Sabah karısı çıkagelmiş, işim iç yüzünü bilmeden, yolcunu kim olduğunu onlara anlatmış.
Bunun üzerine anne kendini asmış,
kız kardeş bir kuyuda intihar etmişti.


4. kitap ise Anayurt Oteli


Beni çok yoran bir kitap oldu.
Öyle ki bazı yerlerde acaba nokta virgül koymayı mı unutmuşlar diye düşündüm. Bu kadar uzun cümlelerin olduğu kitaplarda dikkatim çok çabuk dağılıyor. Bu kitapta da bir türlü aklımı fikrimi toplayamadım.



Bu ay baya film-dizi izledim.
Normalde bu kadar oturup izlemem ama ne olduysa artık bir aşk geldi.
Lee Min Ho'nun uzun bir aradan sonra oynadığı diziyi izledim.

The Legend of The Blue Sea adlı dizisi




Konusu çok çok saçma ama bu adam için her şey izlenir.

Kore'nin ilk tarihi hikaye kitabındaki denizkızı hikayesinden alınan motiflerin mevcut olduğu
fantastik-romantik dizidir. Joseon dönemindeki bu kitapta, gerçek bir karakter olan
Kim Dam Nyeong'un balıkçıların yakaladığı deniz kızlarını ve adamlarını tekrar
denize salması anlatılmaktadır. Dizide ise dünyadaki son denizkızı dahi bir dolandırıcı ile tanışır.
Denizkızı bundan sonra karada hayatta kalma savaşı verecektir. 



Tam bir Minoz'um söylemesi ayıp 😁

Şuraya da fotosunu koyuyum aşkımın ❤️



Daha sonra bir anime bitirdim.

Adı :  Kaichou wa Maid-Sama 



Anime dizilere yeni yeni başlıyorum.
Bu diziyi de Yeppuda.com 'da bana bir anime öneririr misiniz dediğim zaman önerdiler.
Bende keyifle izledim.
Güzel vakit geçirmemi sağladı. En azından beni bolca güldürdü.
Konusu ⬇️

Seiga Lisesi sadece erkeklere eğitim veren bir kurumken son bir kaç yılda karma bir okul olmuştur. Okuldaki erkeklerin sayıca fazla olması kızlara zor anlar yaşatmaktadır. Bu duruma bir çözüm getirmek isteyen Ayazawa Misaki öğrenci konseyinin başkanı olur. Okulda son derece sert ve otoriter olan Misaki'nin bir sırrı vardır. Ailesinin maddi durumu yetersiz olduğu için okul çıkışlarında Maid Latte isimli bir cafede çalışmaktadır. Buradaki tüm garsonlar bayandır ve kurallara göre hizmetçi gibi giyinerek müşterilere öyle davranmaları gerekmektedir. Misaki bu durumun okulda duyulmasını istemez. Bir gün okulun popüler çocuğu Usui Takumi Misaki'yi görür. O günden sonra Misaki'nin hayatı tamamen değişir. 




Nisan ayı her ne kadar sıkıcı başlamış olsa da ayın sonunu iyi kapattık.
Oturduk kardeşlerimle beraber 3 gece boyunca Hobbit'i tekrar izledik.


Allah'ım yok böyle bir film.
Hâlâ etkisinden çıkamadım.
Youtube'dan açıp açıp filmin nasıl çekildiğiyle ilgili videolar izliyorum.
Şu finallerimi de bir verirsem en baştan Yüzüklerin Efendisi'yle beraber tekrar izleyeceğim 😍❤️


Bu yazımı Thorin Meşekalkan'ın yakışıklılığıyla bitirmek istiyorum ❤️




0 yorum